Hayyam Derr kiii....

2010-11-06 21:56:00

  Sarhoş oldum mu aklım azalır; Ayıldım mı sevincim dağılır. Ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya? En güzeli öyle yaşamaktır. Devamı

Sustum... Oysa Söylenecek Ne Çok Şey Vardı...

2010-11-01 00:00:00

  Ne Kimsenin hayatına dahil olmak , ne de kimsenin hayatıma dahil olmasını istiyorum...   Devamı

Taksim'de patlama: 1 ölü, 15 yaralı

2010-10-31 11:45:00

Taksim Meydanı'nda çevik kuvvet ekiplerinin beklediği noktanın yakınında, saat 10.30'da patlama meydana geldi. Patlamada canlı bomba olduğu sanılan 1 kişinin öldüğü, 15 kişinin yaralandığı bildirildi. Cumhuriyet Haber Portalı/Ajanslar   İstanbul- Olay yerinde bir kişinin öldüğü ve üzeri polisler tarafından gazete ile örtüldüğü dikkat çekti. Polis ekiplerinin telsiz konuşmalarından geçen ilk anonslarda bu ölen kişinin "canlı bomba" olabileceği şüphesi ifade edildi. İlk bilgilere göre patlamada 9'u polis en az 15 kişinin yaralandığı belirtilirken yurttaşlar büyük panik yaşadı. Yaralılardan ikisinin ağır olduğu söylendi. Patlamanın etkisiyle çevredeki otel ve dükkanların camları patladı. Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde ve Şişli Etfal Hastanesi'nde tedavi altına alındığı bildirildi. Olay yerinde bulunan cesedin üzeri gazeteyle örtülürken, çevrede geniş güvenlik önlemi alındı. Cesedin yurttaşlara mı yoksa saldırıyı gerçekleştiren kişiye mi ait olduğu araştırılıyor. Canlı bomba olduğu sanılan cesedin erkek olduğu bilgisine ulaşıldı. Cesedin polisler tarafından kontrollü bir şekilde kaldırılmaya çalışıldığı bildirildi. Patlamanın PKK'nin daha önce açıkladığı "eylemsizlik" kararının bittiği güne denk gelmesi ise dikkat çekti. Bombanın patladığı alanda bugün KPSS eylemi yapılacağı bildirildi. İkinci bomba şüphesi Polis ekipleri ikinci bir saldırı ihtimaline karşı bölgeyi güvenlik çemberine alırken, meydana çıkan tüm yollar kapatıldı.   İstanbul'da kırmızı alarm Patlamanın ardından çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis, Vatan Caddesi’ndeki 29 Ekim törenleri için de kırmızı... Devamı

Beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş....

2010-10-18 21:56:00

Her duyduğumda aynı hüzün kaplar içimi ........... Devamı

Nazım Baba der kiii.....

2010-10-11 00:08:00

      Çekilmez bir adam oldum yine uykusuz, aksi, lanet... Yine her seferki gibi haksızım... Sebep yok olması da imkansız... Bu yaptığım iş ayıp rezalet... Fakat elimde değil... ...Seni kıskanıyorum...     Nazım Hikmet Devamı

Susssss.......

2010-10-11 00:02:00

‎Hayır sus! Gitmeni anlarım ama sus ! Bahanelerini cüzdanına kaldır ! Gitmek zorundayım’la başlayan cümlelerini ağzının içine topla, küçükken öğrenememişsin .Ağzında yalan varken konuşma...!       Özdemir Asaf Devamı

Küçük bir köpek balığı gören var mı??? :)

2010-10-02 14:20:00

 Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. Fakat japonya sahillerinde bol  balık bulmak mümkün olmamaktadır. Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek  için daha büyük tekneler yaptırıp daha uzaklara açılabilmişlerdir. Balık  için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alır olmuştur.  Dönüş bir – iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği  kaybolmaktadır.  Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir. Bu problemi  çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuşlardır.  Böylece istedikleri kadar uzağa gidip, tuttuklarını da soğuk hava deposunda  dondurulmuş olarak saklayabileceklerdi.  Ancak Japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyor ve  donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.  Balıkçılar bu defa teknelerine balık akvaryumları yaptırdılar. Balıklar  içeride biraz fazla sıkışacaklardı, hatta, birbirlerine çarpa çarpa birazda  aptallaşacaklardı, ama yine de canlı kalabileceklerdi.Japon halkı canlı  olmasına rağmen bu balıkların da lezzet farkını anlayabiliyorlardı.  Hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri  hareketli taze balığa göre lezzeti yine de etkilenmişti.  Balıkçılar nasıl olacakta Japonya’ya taze lezzetli balığı  getirebileceklerdi ?  Siz olsaydınız ne yapardınız ?  Hedeflerinize ulaşır ulaşmaz, mesela mükemmel bir eş buldunuz veya  çok  başarılı bir firmaya girdiniz, borçları ödediniz v.s. Heyecanınız  kaybolmaya başlamaz mı? Aşırı çalışmanız gerekmiyorsa rahatlamaz mısınız?  Lotoda büyük ikramiyeyi kazananlar parayı savurmaya başlamaz... Devamı

Aklımmm çoook karışıkkkk......

2010-09-26 02:55:00

    Yıllar geçer ve ben yine yine bu şarkıyı dinler içerim.... Devamı

Can Baba.....

2010-09-26 02:37:00

    Can Baba dan Hayata dair........ Devamı

Grup Nara ....

2010-09-20 01:51:00

......... Devamı

Hangisiydi doğru olan.....

2010-09-20 00:28:00

     Bir gün ermişlerden birine sormuşlar; Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır..? Bakın göstereyim demiş, ermiş... Bir sofra hazırlamış...Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar derken, sıcak çorbalar ve arkasından da derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş.. Ermiş ; Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz ; Diye bir şart koşmuş...Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok , peki demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar...Fakat o da ne..? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş...En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler..Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan...Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş ; Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya demiş.. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya...Ermiş ; Buyurun bakalım deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını...Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar.. İşte demiş ermiş.. Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır.. Ve kim ki, kardeşini düşünür ve doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz...Şunu da unutmayın ki, hayat pazarındaki alan değil, her zaman veren kazançlıdır...   TOLSTOY   ... Devamı

Ben Giderim ve Hayat Devam Eder :))

2010-09-19 03:47:00

  Zordur bazen sessiz gidenin yerini doldurmak ...... Devamı

Aziz Nesin

2010-09-12 21:04:00

Bizim ülkemizdeki aydınlar politikayla ilgilenmiyorlar. Politikayla ilgilenseler, seçimlere katılsalar, partilere girseler, bu kadar geri, bu kadar düzeysiz Meclis olmaz. Yaşamımda hiçbir zaman memleket ve dünya politikasının dışında kalmadım. Şimdi gülmeceden çok güncel politikaya daha fazla ağırlık veriyorum. Çünkü gülmecenin de yetersiz kaldığı durumlar oluyor. Bunun en göze batan örneği ‘Türk halkının yüzde 60’ı aptal’ sözüdür. Bak bu söz birdenbire ilgi gördü ve gündeme geldi. Oysa ben bütün hikâyelerimde bu oranı yüzde 95 yazıyorum. Demek ki gülmece bir yere kadar etkili oluyor.’ Usta mizah yazarının, ‘Türk milletinin yüzde 60’ı aptaldır’ şeklindeki yorumuna tepki gösteren gazeteci ve yazarlara ise şöyle olmuştu karşılığı: ‘İnsan neye inanıyorsa, onu yaparsa hem dost kazanır, hem düşman. Bazı yazarlar var. Bütün millet beni sevsin istiyor. İşte benim nefret ettiğim insan tipleridir bu. Herkesi memnun etmek isteyen kimseyi memnun edemez. Yaşamım boyunca neye inanıyorsam onu söyledim. Nasıl yaşıyorsam öyle yazdım.’     http://www.atik-online.net sitesinden alıntıdır. Devamı

Ernesto Che Guevera

2010-09-12 03:30:00

Aç insanlarn karnını doyurduğm zaman bana kahraman diyorlar. Bunların nedn aç olduğunu sordğum zaman ise; bana komünist diyorlar   Devamı

Herşey Sende Gizli

2010-09-12 02:34:00

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;   Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,   Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..   İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...   Can Baba ... Devamı