Çocuk ve Evlilik Üzerine

2010-11-07 01:41:00

Çocuk ve Evlilik Üzerine

Yalnız sana bir sorum var kardeşim: derinliğini anlamak için, sonda gibi salıyorum bu soruyu gönlüne.

Gençsin ve çocuk ve evlilik istersin. Ama sana sorarım: sen çocuk istemeye yeterli bir kişi misin?

Sen yenen misin, kendine boyun eğdiren misin, duygularına buyruk veren misin, erdemlerin üstüne egemen misin? Böyle sorarım sana...

Yoksa, istediğinde dile gelen hayvan mı, gereksinme mi? Yoksa yalnızlığın mı? Yoksa tedirginliğin mi?

İsterim ki, zaferin ve özgürlüğün çocuk özlesin!.. Zaferine ve kurtuluşuna canlı anıtlar dikesin.

Kendinden öte kurmalısın sen. Ama kendin kurulmalısın önce, gövde ve can dimdik!..

Yalnız ileri doğru değil, yukarı doğru da üretmelisin kendini!.. Bu işte, evlilik bahçesi yardımcın olsun senin!

Bir üstün gövde yaratmalısın sen, bir ilk devinme, bir kendiliğinden dönen tekerlek, bir yaratıcı yaratmalısın sen.

Evlilik diye ben yaratıcılarından üstün olanı yaratma istemine derim iki kişinin... Böyle bir istemi isteyenlerin birbirine duyduğu saygıya derim evlilik!..

Senin evliliğinin anlamı ve gerçeği bu olsun.

Fakat şu gereksizlerin evlilik dediğine, şu fazlaların... ah, buna ne ad vereyim?

Ah, o gönül yoksulluğu çiftteki!..

Ah, o gönül pisliği çiftteki!

Ah, o acınası rahat düşkünlüğü çiftteki!

Evlilik derler bunlara ve nikâhlarının cennette kıyıldığını söylerler.

Eksik olsun bu cenneti fazlaların!

Evet, eksik olsun, göksel ağlara takılmış şu hayvanlar!

Birleştirmediği kimseleri topallıya topallaya kutsamaya gelen o tanrı dahi benden uzak olsun!

Gülmeyin böylesi evliliklere!.. Ana babasına ağlamaya neden bulamayacak çocuk var mı?

Şu adam değerli göründü bana ve yeryüzünün anlamı için olgun... Ama karısını görünce, yeryüzü bana bir deliler eviymiş gibi geldi.

Evet, bir ermişle bir kaz çiftleşirken, yeryüzü çırpınmalar içre sarsılsın isterdim.

Şu adam bir kahraman gibi gerçeği aramaya çıktı. Sonunda eline küçük, süslü bir yalan geçti: "evliliğim", diyor buna...

Şu adam, ilişkilerinde çekingen davranır, güç beğenirdi. Ama birdenbire derneğini temelli bozdu: "evliliğim", diyor buna.

Şu adam, melek erdemleri olan bir hizmetçi arıyordu. Ama birdenbire bir kadının hizmetçisi oluverdi, şimdi de melek olması kaldı.

Sakıngan buldum bütün alıcıları, hepsinin de kurnaz gözleri var. Ama en kurnazları bile, karılarını torba içinde alıyorlar.

Bir sürü kısa delilikler, siz buna sevgi diyorsunuz ve evliliğiniz bu bir sürü kısa deliliklere, uzun bir budalalıkla son veriyor.

Sizin kadına sevginiz ve kadının erkeğe sevgisi... ah, keşke acı çeken ve gizlenen tanrılara acıma olsaydı bu! Ama çok kez iki hayvan birbirini buluyor.

Fakat sizin en iyi sevginiz dahi, kendinden geçmiş bir benzetme ve ağrılı bir ateştir. Sana daha yüksek yolları aydınlatacak bir meşaledir o.

Kendinizden öte seveceksiniz bir gün! Onun için önce sevmeyi öğrenin. Sevginizin acı kadehini işte bu yüzden içmek zorunda kaldınız.

En iyi sevginin kadehinde dahi acılık vardır, "Üst-İnsan"a özlemi böyle uyarır sevgi, böyle uyarır sende susuzluğu, ey yaratıcı!

Yaratıcı susuzluğu, ok ve özlem "Üst-İnsan"a... De bana kardeşim, senin evlilik istemin bu mudur?

Kutsal derim böyle bir isteme, böyle bir evliliğe.

 

Böyle buyurdu Zerdüşt.

 

 Friedrich Nietzsche

0
0
0
Yorum Yaz